Okyanusların büyük bölümü hâlâ gizemini koruyor; derinliklerin yüzde 99,99’luk kısmı insanlık tarafından henüz keşfedilmedi. Buna karşın buzla kaplı en karanlık noktalardan elde edilen yeni veriler, canlılığın sınırlarına dair bilinenleri yeniden sorgulatıyor.
Güneş Işığı Olmayan Bir Dünyada Yaşam
Güneş ışığının hiç ulaşmadığı ortamlarda karmaşık canlıların var olabilmesi ilk bakışta imkansız görünebilir. Ancak deniz biyologlarını şaşırtan bir tablo ortaya çıktı. Bölgedeki nekrofaj kabuklular, yani etçil deniz pireleri, ölü balık, fok ve penguen kalıntılarını besin olarak kullanarak ekosistemi temiz tutuyor. NASA bilim insanlarının Antarktika sularında yürüttüğü çalışmalar, gezegenin en zorlu koşullarında bile evrimin ne kadar dirençli olabildiğini bir kez daha gösterdi.
183 Metrelik Sondaj Neyi Ortaya Çıkardı?
NASA ekibi 2009 yılında Ross Buz Sahanlığı üzerinde 183 metre derinliğinde bir sondaj çalışması gerçekleştirdi. Jet Propulsion Laboratory (JPL) tarafından bu araştırma için özel olarak tasarlanan bir kamera buzun altına indirildi. Araştırmacılar başlangıçta yalnızca basit mikrobiyal izler bulmayı bekliyordu.
Zifiri Karanlıkta Kameraya Yaklaşan Canlı
Beklentilerin aksine objektife çok daha gelişmiş bir canlı takıldı. Açık denizden 32 kilometre uzaklıkta kaydedilen bu canlı, lizianasid amfipod olarak bilinen karides benzeri bir türdü. NASA’da görev yapan buz bilimci Robert Bindschadler, kablonun etrafında dönerek kamerayı inceleyen bu meraklı canlı karşısında ekibin büyük bir şaşkınlık yaşadığını belirtti. Besin zincirinin üst basamağında yer alan bir türün bu bölgede bulunması, buz altındaki biyolojik zenginliğin sanılandan çok daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Buzun metrelerce altındaki bu gizemli habitat tek bir türle sınırlı değil. Sondaj tamamlanıp kablo yüzeye çekilirken, metale yapışmış halde denizanası kalıntıları da tespit edildi. Bu keşfin ardından araştırmalarını sürdüren ekipler, 2022 yılında Ross Buz Sahanlığı’nın birkaç kilometre ötesinde yüzeyin 500 metre altına inerek buz altı nehirlerine ulaştı.
Su Altı Kameralarına Takılan Dev Sürü
Daha sonraki bir çalışmada, ekipmanların indirildiği noktada geniş amfipod sürüleri görüntülendi. Bölgenin biyolojik yoğunluğunu inceleyen fiziksel okyanus bilimci Profesör Craig Stevens, 10 günlük gözlem süresi boyunca canlı yoğunluğunun neden sürekli değiştiğini anlamaya çalıştıklarını belirtti. Stevens, bu canlıların beslenme kaynağının nereden geldiğinin hâlâ önemli bir bilmece olarak durduğunu ifade etti.
Haritalandırılmamış devasa derinliklerle kıyaslandığında bu keşifler küçük bir adım gibi görünse de, dondurucu buzların altında yaşamın izini sürmek bilim dünyası açısından büyük önem taşımaya devam ediyor.
Kaynak: Bu haber, NASA’nın Ross Buz Sahanlığı araştırmaları ve buz bilimci Robert Bindschadler ile okyanus bilimci Craig Stevens’ın açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır.
Bir Cevap Yaz




