Derin uzayın gizemlerini çözmeye çalışan gök bilimciler, evrenin sınırlarında adeta fizik kurallarına meydan okuyan sıra dışı bir keşfe imza attı. Uluslararası bir araştırma ekibi, Dünya’dan tam 1110 ışık yılı uzaklıkta, yoğunluğu popüler eğlence yiyeceği “pamuk şekerden” bile daha düşük olan iki devasa ötegezegen (exoplanet) keşfetti. Bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yaratan bu keşif, dev gezegenlerin oluşum süreçlerine dair bildiğimiz pek çok teoriyi yeniden gözden geçirmemize neden olabilir.
“Süper Puf” Sınıfının En Büyük Üyeleri: TOI-791 b ve TOI-791 c
İngiltere’nin köklü eğitim kurumlarından Oxford ve Birmingham üniversiteleri ile Fransa’daki Nice Cote d’Azur Üniversitesi’nden bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışmada, NASA’nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) ve güçlü yeryüzü teleskopları kullanıldı. Yapılan hassas ölçümler neticesinde, Volans Takımyıldızı’nda yer alan bir yıldızın yörüngesindeki **”TOI-791 b”** ve **”TOI-791 c”** kod adlı gök cisimlerinin, bugüne kadar saptanan en düşük yoğunluklu dev ötegezegenler olduğu tescillendi.
Keşfi daha da çarpıcı kılan unsur ise bu devasa dünyaların kütlesel hafifliği oldu. Astronomlar, güneş sistemimizin en büyük gaz devi olan Jüpiter’in, yeni keşfedilen bu iki gezegenden tam 35 kat daha yoğun bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor. Saygın bilimsel dergilerden *Monthly Notices of the Royal Astronomical Society* bünyesinde yayınlanan araştırmanın yazarlarından George Dransfield, bu boyutlardaki gezegenler arasında evrende bilinen en hafif örneklerin bunlar olduğunu duyurdu.
Hidrojen ve Helyumdan Oluşan Beyaz ve Mavi Dünyalar
Bilim insanlarının tahminlerine göre, gökyüzünde beyaz ya da mavi tonlarında parladığı düşünülen bu iki gezegen, katı bir yüzeye sahip olmak yerine neredeyse tamamen hidrojen ve helyum gazlarından meydana geliyor. Astronomi literatüründe **”Süper Puf” (Super-Puff)** olarak adlandırılan bu aşırı düşük yoğunluklu gök cisimlerinin, yeni doğmuş bir yıldızın etrafındaki yoğun gaz ve toz disklerinin içinde filizlendiği düşünülüyor.
Geliştirilen teoriler, bu hafif dünyaların oluşum aşamasında çevrelerindeki gazı hızla emdiğini ancak zaman geçtikçe taşıdıkları atmosferik materyali uzay boşluğuna fırlatarak giderek daha da hafiflediklerini öngörüyor. Gizemi henüz tamamen çözülemeyen bu pamuk şeker kıvamındaki gezegenlerin atmosferik ve kimyasal yapısını tam olarak çözebilmek için bir sonraki aşamada NASA’nın göz bebeği James Webb Uzay Teleskobu (JWST) devreye sokulacak.
Bir Cevap Yaz




